Yapay Zeka Eğitimi İçin Nadir Kitaplar Yok Ediliyor
Dil modellerini eğitmek isteyen yapay zeka şirketleri, 2022 öncesi basılmış kitapları fiziksel olarak imha ederek dijitalleştiriyor. Uzmanlar, bazılarının savaş ve yangınlardan kurtulmuş nadir kopyalar olduğu bu eserlerin geri dönüşsüz kaybolduğunu uyarıyor.
Yapay zeka şirketleri, dil modellerini kaliteli verilerle beslemek için nadir kitaplara yönelirken, bu süreçte fiziksel eserleri yok eden tartışmalı bir yönteme başvuruyor. 2022 öncesinde basılmış kitaplar hedef alınıyor çünkü yapay zeka tarafından üretilmiş içeriklerden arınmış oldukları garanti edilebiliyor.
Veri komisyoncusu ISBNdb, geliştiricilere toplu halde kitap sağlayan bu süreçte hız ve maliyet odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Kitapların sırt kısımları kesilerek sayfalar birbirinden ayrılıyor, ardından hızlı tarayıcılardan geçiriliyor. Bu işlem orijinal fiziksel kopyayı tamamen yok ediyor. Şirket buna "dijital koruma" diyor, ancak gerçekte fiziksel eserin korunmasından çok veriye dönüştürülmesinden söz ediliyor.
Model Çöküşünden Kaçış Yolu
Yapay zeka modellerinin kendi ürettikleri içeriklerle eğitilmesi, "model çöküşü" olarak bilinen kalite kaybına yol açıyor. Bu nedenle şirketler, garantili insan yapımı metinlere ulaşmak için eski kitaplara yöneliyor. Aynı zamanda yazarların yapay zeka eğitimini engellemek için kullandığı veri zehirleme tekniklerinden de kaçınmış oluyorlar. ISBNdb, müşterilerinin kimliğini gizli tutuyor ve sıkı gizlilik sözleşmeleri uyguluyor.
ABD'de Anthropic ile ilgili yakın tarihli bir mahkeme kararı, yasal olarak satın alınan kitapların yapay zeka eğitimi için taranmasını belirli koşullar altında adil kullanım olarak değerlendirdi. Karar, tarama sırasında fiziksel kopyanın yok edilmesinin, yeni kopyalar oluşturmak yerine mevcut yasal kopyanın yerini aldığı gerekçesine dayandı. Bu hukuki zemin, fiziksel imha sürecini meşrulaştırmak için kullanılıyor.
Elon Musk'tan Alternatif Yaklaşım
Elon Musk, SpaceXAI ekibine nadir kitapları kütüphanelerde korumalarını ve daha yavaş ama güvenli yöntemlerle taramalarını söylediğini belirtti. Bu yaklaşım, hızlı imha yöntemine karşı alternatif bir model oluşturma çabası olarak görülüyor. Ancak çoğu şirket maliyet ve hız avantajı nedeniyle fiziksel kopyayı yok eden yöntemi tercih ediyor.
Uzmanlar, bu tarama süreçlerine giren eserlerin bazılarının savaşlar ve yangınlar gibi zorlu süreçlerden geçerek günümüze ulaşmış nadir kopyalar olduğunu vurguluyor. İnternet içeriklerinin aksine, fiziksel eserler bir kez yok edildiklerinde geri getirilemez. Bu sessiz imha süreci, kültürel mirasın korunması konusunda ciddi sorular yaratıyor.
Yapay zekanın kaliteli eğitim verisi ihtiyacı ile kültürel mirasın korunması arasında yaşanan bu gerilim, teknoloji şirketlerinin karlılık odaklı yaklaşımlarının uzun vadede ne tür kayıplara yol açabileceğini gösteriyor. Dijitalleştirme koruma anlamına gelebilir, ancak orijinal fiziksel kopyayı yok etmek korumak değil, dönüştürmektir. Bu dönüşüm sürecinde kaybedilenin sadece kağıt ve mürekkep değil, maddi kültürel miras olduğu unutulmamalı.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!